
ANTİKA & SANAT
ZAMANSIZ TASARIMIN YAŞAYAN BİR KOLEKSİYONU
Hovagimyan’daki antika ve sanat koleksiyonu, yalnızca bir dekorasyon unsuru değil; Art Nouveau’nun zarafetine ve Art Deco’nun cesur estetiğine adanmış özenle küratörlüğü yapılmış bir seçkidir. Her eser, taşıdığı hikâye için titizlikle seçilmiş, ustalıkla restore edilmiş ve yapının mirasını tamamlayacak şekilde düşünülerek konumlandırılmıştır.
DÖNEMLERİ BİRLEŞTİREN TASARIM
Art Nouveau’nun akışkan çizgileri ve doğadan ilham alan motifleri, Art Deco’nun keskin geometrisiyle buluşarak İstanbul’un ruhunu yansıtan bir uyum yaratır—Doğu ile Batı’nın kesiştiği, tarihin modern yaşamla kusursuzca iç içe geçtiği bir şehir.
1910’lu yıllarda Ermeni mimar Leon Nafilyan tarafından tasarlanan Hovagimyan Han, dönemine damgasını vuran Art Nouveau akımını yansıtır ve bu eşsiz eserler için doğal bir sahne oluşturur. Bu antikalar, zanaatkârlığın ve özenin en yüksek değer olduğu bir dönemin izlerini taşır; doğal malzemeler kullanılarak, zamana meydan okuyan objeler yaratılmıştır. Kusurları ve yılların bıraktığı doğal patinaları ise dayanıklılığın hikâyesini anlatır; her parçaya karakter ve ruh katar.
ÇEVREYE DUYARLI, ZAMANA DİRENEN GÜZELLİK
Antikaları tercih etmek, sürdürülebilirliğe duyulan bağlılığın bir ifadesidir. Geçmişin hazinelerine hayat vererek yeni üretim ihtiyacını azaltır, yeniden kullanımı teşvik eder ve koruma sanatına değer veririz.
Aynı döneme ait mimari yapılarla çevrili Karaköy’de yer alan Hovagimyan Han, İstanbul’un hikâyesinin doğal bir devamı gibi hissedilir; geçmiş ile bugünü kusursuz bir şekilde birbirine bağlar.
KOLEKSİYONUMUZ








